Ege Postası
Geri

‘Emsal artışı’ yine meclisi ikiye böldü: Millet İttifakı’ndan 2 ilçeye ‘ret’ 

İzmir Büyükşehir Belediyesi Ocak ayı Olağan Meclis Toplantısı birinci bileşimine, Bornova ve Karşıyaka ilçelerinden gelen ‘emsal artışı’ kararının reddedilmesi ve bu konuda yapılan tartışmalar damgasını vurdu. Cumhur İttifakı grubu, yeni ve bütüncül bir önerge çağrısında bulunurken CHP tarafından yapılan konuşmalarda, emsal artışının başlı başına çözüm olmayacağı ifade edildi. Millet İttifakı’nın oylarıyla reddedilen ‘emsal artışı’ önergeleri, meclisi ikiye böldü. 
‘Emsal artışı’ yine meclisi ikiye böldü: Millet İttifakı’ndan 2 ilçeye ‘ret’ 
Haberler / Yerel Yönetimler
10 Ocak 2022 Pazartesi 22:10
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

TENZİLE AŞÇI/EGEPOSTASI- İzmir Büyükşehir Belediyesi Ocak ayı Olağan Meclis Toplantısı birinci bileşimi İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer idaresinde gerçekleştirildi. Denetim Komisyonu üyelerinin seçildiği oturuma damgasını vuran konu ise Bornova ve Karşıyaka ilçelerinden gelen ‘emsal artışı’ kararının reddedilmesi ve bu konuda yapılan tartışmalar oldu. 

AK PARTİ’NİN ‘BEDAVA ELEKTRİK’ ÖNERGESİNE CHP’DEN RET

AK Parti grubu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun geçtiğimiz haftalarda Şanlıurfa’da yaptığı konuşmada, Bize Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanlığını verin, elektriği bütün çiftçilere bedava vereceğiz" sözünü hatırlattı ve ve bu kapsamda il sınırlarında faaliyet gösteren çiftçilere bedava elektrik verilmesi önerildi.

Önergenin okunmasının ardından söz alan CHP Grup Sözcüsü Nilay Kökkılınç, “AK Parti’nin Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun çiftçilere ücretsiz elektrik verilmesi için olan bir projesini destekledikleri için. Ancak Sayın Kılıçdaroğlu bunu söylerken 11 büyükşehir belediye başkanlığının yapmış olduğu uygulamalardan yola çıkarak Şanlıurfa’da bunu söylemiştir. Çiftçiler çok zor durumda ve son olarak yapılan amlarla bu durum daha da zorlaştı. Biz İBB olarak yenilenebilir enerji kaynaklarıyla yola çıktık ve bu yolda çakışıyoruz. İZSU’nun yaptığı güneş panelleriyle biz enerji üretiyoruz ve kooperatiflerimize de bunu vereceğiz. Genel Başkanımızın dediği, iktidara gelindiğinde bunun bütün ülkede yapılacağıydı. İBB 12 tesisinde GES sayesinde elektrik enerjisinden tasarruf etti. 3 ayda 3 milyon 200 bin lira tasarruf etti. Bugün katı atık tesislerimizden de ciddi oranda elektrik elde ediyoruz. Biz AK Partili meclis üyelerimize teşekkür ediyoruz ama bu meclis kararına konu olabilecek bir önerge olmadığından CHP olarak reddi noktasında görüş bildiriyoruz” dedi.

“GENEL BAŞKANINIZI ÖNERİSİNİN ARKASINDA NE KADAR DURDUĞUNUZU GÖSTERİN” 

Kökkılınç’ın sözlerine yanıt veren AK Parti Grup Başkanvekili Özgür Hızal, Kılıçdaroğlu’nun önerisini desteklediklerini ve CHP grubundan da destek beklediklerini ifade etti ve “Nilay Hanım çok güzel bir sunum yaptı İBB’nin yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik açıklamalar yaptı. Biz bu açıklamaların realitedeki varlığı konusunda şüphelerimiz var. Sayın Genel Başkanınız ‘Şanlıurfa Belediyesi’ni bize verin. Biz de Şanlıurfa çiftçisinin elektriğini ücretsiz yapacağız’ dedi. Biz de verilecek bir belediyeden değil, verilmiş bir belediyeden bahsediyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi. İzmir tarımla olarak ön plana çıkan bir şehir Biz de buyurun gerecini yapın diyoruz. Bu kararı meclisten çıkarın diyoruz. Bu önergenin komisyonlara havale edilip görüşülmesini talep ediyoruz. Yoksa bunu 90’lı yılların popülist söylemleriyle ‘Biz iktidara geldiğimizde şunu şunu yapacağız’ vaadi olarak görüyorsanız buyurun reddedin. Bir devlet ve şehir yönetiliyor. Bu işler ciddiyet işler. Muhalefet söyler geçer. Siz bir öneri ortaya koydunuz. Biz de onu destekliyoruz. Buyurun genel başkanınızı önerisinin arkasında ne kadar durduğunuzu gösterin” diye konuştu. 

“BU ÇALIŞMALAR İÇİN MECLİS KARARINA GEREK YOK”

MHP grubundan da aynı önergenin gelmesi üzerine konuşan Başkan Soyer, bu tarz çalışmaların yapıldığını hatırlattı ve “İBB bu konuda zaten çalışma yapıyor. Karaburun’da 160 hektar alanın sulanmasıyla ilgili mevcut sisten 55 bin kW elektrik tüketiyor. Bizi orada başlattığımız çalışmayla 110 bin kilovat elektrik elde edeceğiz ve fazlasını İnter Connect sisteme satacağız. Aynı şekilde Bergama Kozluca’da 3 pompaj istasyonun elektriğini GES’lerden almak için çalışıyoruz. Bu çalışmalar için meclis kararına gerek yok. O nedenle gündeme almıyoruz” ifadelerini kullandı.

DENETİM KOMİSYONU ÜYELERİ SEÇİLDİ

Oturumda ayrıca, 2022 yılında Denetim Komisyonunda görev yapacak meclis üyeleri kapalı oylamayla seçildi. 

Yapılan oylama sonucunda Denetim Komisyonuna Millet İttifakı’ndan Erhan Uzunoğlu 104, Nilüfer Bakoğlu Aşık 84, Bahar Gürsul 98, Cumhur İttifakı Hakan Yıldız 70 oyla seçildi.

K PLANLARI MECLİSTE İPLERİ GERDİ

30 Ekim depreminden en fazla etkilenen alanların başında gelen Bayraklı’da ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 7 adet proje alanı belirlenmişti. Proje alanlarına sonradan 3 bölge daha eklenirken, İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne verilen “proje alanları K planlarından yararlanamaz” ifadelerini içeren önergenin CHP'li üyelerin oyları ile İmar ve Bayındırlık – Hukuk – Deprem ve Afet – Kentsel Dönüşüm – Çevre ve Sağlık Komisyonlarınca oyçokluğu ile reddedilmesi AK Parti tarafından tepkiyle karşılandı.

Önergeye ilişkin söz alan AK Parti Grup Sözcüsü Hakan Yıldız, önergedeki amacın depremzedelerin mağduriyetlerini gidermek olduğunu ifade etti ve “Depremden sonra depremzedelerin yaralarını sarka için ciddi kararlar aldık. Biz bu önergeyi de bu nedenle verdik. Burada bakanlığın rezerv alnı ilan ettiği 3 alan vardı. Ayrıca Bayraklı’da yeni rezerv alanı için vatandaşların talepleri vardı. Daha önce 3 alan K alanlarından faydalanamıyordu. Daha sonra Bayraklı Belediyesi, 2 alandaki vatandaşları itirazlarını kabul etti ve bu vatandaşlarımızın sorunları çözüldü Ama burada bakanlığımız proje ofisleri açtı. Buradaki temel amaç, projelerin hazırlanması, yapımlarının üstlenilmesi anlamında devletle işbirliği yapılmasıydı. Bugün, Bayraklı’da 50’ye yakın sitenin 3’te 2 çoğunluğu, bakanlığın yaptığı proje başvurmuş durumda. Rezerv alanındaki kira yardımı alıyorlardı, kredi imkanından faydalanabiliyorlardı. Biz Bayraklı’dan geçtiğini öğrendiğimiz rezerv alanıyla ilgili 3 sorunu çözdük ama oradaki diğer rezerv alanlarındaki sorunlar devam ediyor. Bu karar, tekrar komisyonlara gidip görüşülebilir. Bu alan böyle devam ederse hiçbir alanın rezerv alan ilan edilmemeli Burada tamamen depremzedelerin sorunlarını bir nebze de olsa çözebilmek adına verilmiş bir önergeydi” dedi.

“O ZAMAN BİZ TÜM BAYRAKLI’YI REZERV ALAN İLAN EDELİM”

Yıldız’ın ardından konulan CHP’li meclis üyesi İrfan Önal, “Geçen ay AK Parti2den Özgür ve Hakan arkadaşlarımızın verdiği önergeden biz şunu anladık. Bakanlık tarafından 3 alan rezerv alnı ilan etmiş ama yapımını kendisi üstlenmemiş. 7 rezerv alanı ilan edilmişti. 3-4 ay sonrasında 3 alan daha ilave ediliyor. 7 alanda bakanlık yapım işini üstleniyor ama 3 alanda sütlenmiyor. Bu 2 site K bölgesinde kalıyor, biri dışında. Bunlarla ilgili 2 defa K plan notu yaptık itiraz gelmedi. Üçüncü çalışmamız Bayraklı için parsel bazlı yüzde 20'lik emsal artışı getirdik. Bunlarla ilgili çalışmalar devam ederken bir talep geliyor. Rezerv alnında kalıyoruz ama K alanlarından da faydalanmak istiyoruz diye. O zaman biz tüm Bayraklı’yı bir kararla rezerv alan ilan edelim… Bakanlık krediyi yine verebilir. Biz bunla birlikte yeni bir süreç başlatmak istemiyoruz" dedi. 

Önal’ın ardından yeniden söz alan Yıldız, şunları söyledi; “Burada biz bir sorun çözmek için tartışıyoruz. 2 husus var demiştik. Biri, geçmişle ilgili sorundu diğeri de yeni taleplerin değerlendirilmesiydi. Biz burada vatandaşın TOKİ eliyle 6306 sayılı yasanın getirdiği imtiyazlardan faydalanmasını istiyoruz. Burada bir sorun çıkacak ve vatandaşın talebi var. Biz mağduriyeti büyütmeyelim diye çözülmesini talep ediyoruz.”

‘EMSAL ARTIŞINA’ KOMİSYONLARDAN VETO

30 Ekim 2020 depreminden yaklaşık 1 yıl sonra İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde alınan kararla, depremzedelerin emsal artışı talepleri karşılık bulmuştu. Alınan karar kapsamında; kent genelinde parsel bazında yüzde 20, ada bazında yüzde 30 emsal artışı kararına imza atılmış ve ilçe belediyelerinden konuyla ilgili çalışma yapmaları istenmişti.

Depremden en çok etkilenen ilçelerden olan Karşıyaka ve Bornova Belediyeleri de ilçede emsal artışı için plan notlarında değişiklik yaparak planları İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne göndermişlerdi.

Ancak, Karşıyaka ve Bornova ilçe belediye meclislerinden gelen ve İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi İmar ve Bayındırlık – Deprem ve Afet Komisyonlarınca incelenen emsal artışı kararı komisyonlarda oyçokluğu ile reddedilmesi mecliste gerginliğe neden oldu. 

“BÜTÜN İLÇELERE EŞİT DAVRANALIM”

Konuya ilişkin konuşan AK Partili meclis üyesi Hüsnü Boztepe, emsal artışıyla ilgili bütüncül bir önerge hazırlanması çağrısında bulundu ve “Bu kentin yüzde 60’tan fazlası hala gecekondu. 1984-85’te yapılmış her yer bitişik nizamda olan öngörüsüz kentleşme görülmektedir. Bu kent, içinde nefes alınmaz, yeşil alansız, otoparksız yırtık pırtık bir kenttir. Şehircilik ve kentleşme var olanı korumakla birlikte kentlisinin yüksek standartlara yaşamasını sağlamaktır. Biz İzmirlinin kentleşmesini unutuldu gibime geliyor. İzmir son yıllarda konut fiyatlarının en çok artığı kentlerden biri. Bunun nedenlerinden biri de konut yetersizliğidir. Bu kentin modern Bugün deprem riski en yoğun olan Bayraklı’da parsel bazında emsal artışı verdik ama hemen yanındaki Bornova ve Karşıyaka’ya vermedik. Bu adalet dışıdır. Elimde 3 ilçe için 3 rapor var. Bizim daha önce verdiğimiz bir önerge vardı. Eksiklikleri olabilirdi ama düzeltilebilirdi. Biz diyoruz ki emsal artışıyla ilgili ayakları yere basan bir önerge getirelim, bütün ilçelerimizde yanı kararı alalım, eşit davranalım. Gelin bu yanlıştan dönelim. İzmir’in her ilçesine aynı şekilde davranalım” diye konuştu.

“RUHSATLI ALANLARDA DA KENTSEL DÖNÜŞÜMLERİN YAPILMASI GEREKİYOR” 

Boztepe’nin ardından konuşan AK Parti Grup Başkanvekili Hızal, Bornova ve Bayraklı’daki binaların birbirinden farkı olmadığını ifade etti ve “Biz daha önce Bayraklı için bir karar aldık. Biz o gün oyçokluğu yapmıştı. Bunun sebebi meseleye bütüncül yaklaşılmaması yönündeydi. Her zaman söylüyoruz. Bu şehrin en temel problemi deprem. Depremden daha önemli bir problemi yok. Çünkü deprem, geriye dönüşü olmayan sonucalar doğuruyor. Deprem meselesi dendiğinde depreme ilişkin adımlar atılmalı. Ama İBB, depremi deprem olduğunda hatırlıyor. Depremden sonra bu gerçeği unutuyor. İBB 30 Ekim’de deprem gerçeğini hatırladı ve K sınırları belirlendi. Zaten kentsel ödmüşüm performansı çok düşük olan bir belediyeden bahsediyoruz. Kentsel dönüşüm projeleri kağıt üzerinde. Kentsel dönüşüm deprem ve planlama üçgeni içinde meseleye yaklaştığınızda planlama konusundaki eksiklikleri söyledik. Kentsel dönüşümde mesele sadece ruhsatsız yapılar yani sizin arka sıralar tabir ettiğiniz alanlarda yapılacak olan kentsel dönüşüm alanlarında yapılacak çalışmaların yanında ruhsatlı alanlarda da kentsel dönüşümlerin yapılması gerekiyor. Çünkü depremde zarar gören yapıların tamamı 99 öncesinde ruhsatlandırılan yapılardı. Karşıyaka, Bornova ve şehrin diğer ilçeleri de buna ilişkin önergeler hazırlayıp önergeler gönderiyorlar. Büyükşehir, bütün şehrin belediyesi ya Bayraklı’da ne yapıldıysa diğer ilçelerde de o yapılmalı. Bayraklı’da ağır ve orta dereceli hasarlı yapılan aynında riskli tabir edilen yapılan dönüşümünde yüzde 20-30 hak verdi Ama bu hakkı Bornova’ya vermiyorsunuz” dedi.

“CHP GRUBU BİR YIL SONRA BİZİM SÖYLEDİKLERİMİZLE AYNI NOKTAYA GELECEK”

Bayraklı ve Bornova sınırlarının iki tarafında bulunan binalarla ilgili fotoğraflı sunum yaparak sözlerini temellendiren Hızal, sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Bayraklı tarafında olan binalardan ağır ya da orta hasarlı olmayan binalar var. Muhtemelen depremde az hasar görmüş. Siz Bayraklı’daki binaya yüzde 20-30 emsal artışı veriyorsunuz. Bornova’daki binalar belki Bayraklı’daki binayla aynı dönemde yapılmış. Ama o binaya aynı hakkı vermiyorsunuz. Bana lütfen bir arkadaşımız çıksın iki bina arasındaki teknik farkı anlatsın. Ben de sizinle çıkıp bu karara el kaldıracağım. Siz bir şeyi sadece yapmak için yapıyordunuz. Bir karar alıyorsunuz. Bu kararın uygulanıp uygulanmadığı ya da eksik uygulanmasıyla ilgilenmiyorsunuz. Çok açık söylüyorum. İzmir’de bir deprem daha olsun emsal artışı vermediğimiz binalar da hasar görsün ve bu daha sonra uygulansın istiyorsunuz. Öyle bir şey yok. İnanıyorum ki CHP grubu bir yıl sonra bizim söylediklerimizle aynı noktaya gelecek. Temenni ediyorum ki iş işten geçmemiş olsun.”

“SADECE EMSAL ARTIŞIYLA BU SORUNU ÇÖZECEKSEK…” 

Hızal’ın ardından konuşan CHP Grup Başkanvekili Mustafa Özuslu, emsal artışının tek başına yeterli olmadığını ve bütüncül bir çözüm planının getirilmesi gerektiğini belirterek, “Depremin siyaseti olmaz. Çünkü deprem vurduğu zaman hiç kimseyi ayırmıyor. ‘İzmir Büyükşehir Belediyesi, depremi deprem olduğunda hatırlıyor’ nasıl bir cümle? Öyle değil. Aslında nasıl kendileri biliyorsa bunun bir gerçek olduğunu biz de biliyoruz ve bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Deprem Daire Başkanlığı ne zaman kuruldu? Depremden önce İBB bunu yaptı. Elimizi vicdanımıza koyacağız. İnşaat Mühendisleri Odası’yla bir protokol imzaladık, o protokole kim karşı çıktı? Biz 3 üniversiteyle fay hatlarına ilişkin çalışma yapacağız dediğimizde karşı çıkanlar kimlerdi? Biz de deprem gerçeğiyle karşılaştığımızda neler yapabilirizi düşünüp İzmirlilerin dirençli bir kentte yaşamasını sağlamaya çalışıyoruz. Elbette idari sınırlar vardır. Düne kadar Bayraklı diye bir yer mi vardı? Karşıyaka ve Bornova’nın içindeydi. Deprem coğrafyasını idari sınırlarla ayıramazsınız. Elbette önlem alınmalı. Ama nerde bütünsellik? Bir soru sorayım. Sadece ama sadece deprem karşı dirençli bir kent oluşturmak için yeteri mi? Sadece emsal artışıyla can kayıplarını önleyeceksek, yıkımları önleyeceksek, inşaların hayatta kalmalarını, acı çekmemelerini sağlayacaksak ben ‘Evet’ diyeceğim. Ama sadece bununla onu sağlayamayız. Şehir planlaması diye bir bilim var. Biz sadece emsal artışıyla bu sorunu çözeceksek ben de Elazığ derim Bingöl derim. Emsal artışı bir çözümdür, yapılması gereken alanda yapılır. Bütünsel bir bakış açısına sahip olmalıyız. AK Parti Grup Başkanvekili çok doğru söylüyor. Ama sadece Karşıyaka’ya, Bornova’ya, Kiraz’a Beydağ’a emsal artışı vermek sorunları çözmek. Çarelerin sadece biri bu. İzmir ‘in bina stoku ortada. Hiçbirimiz memnun değiliz. Ama maalesef kentsel dönüşüm konuşuyoruz İzmir’in kentsel dönüşümünü bütünsel bir şekilde gerçekleştirmeliyiz” ifadelerini kullandı.

“GELİN BU KONUYU HEP BİRLİKTE HALLEDELİM”

Ortak önerge çağrısında bulunan MHP Grup Başkanvekili Selahattin Şahin, “Bir gerçek var. Kentsel dönüşüm, deprem ve planlama önemli. Biz bunu her platformda konuşmalıyız. Konuyu bütün olarak ele almalıyız. Hüsnü Bey bir önerge hazırlayalım dedi. Bunu bütün partiler olarak hazırlayalım. Bu konu sen ben tartışması yapılacak bir konu değil, siyaset üstü bir konu. 117 canımızı kaybettik. Geri getiremiyoruz. O yüzden gelin bu konuyu hep birlikte halledelim” dedi.

“UZAYAN HER SÜREÇ KARIŞIKLIĞA SEBEBİYET VERİYOR” 

Söz alan AK Parti Grup Sözcüsü Hakan Yıldız, bütüncül bir karar getirilmediği müddetçe eksik kararlar alınacağını ve bunun da süreci uzattığı ve mağduriyetleri artırdığına dikkat çekti ve şunları söyledi; “Depremin siyasetini hiçbir zaman yapmadık. Sayın Özuslu, deprem ayrım yapmıyor dedi. Deprem değil çürük binalar öldürüyor. Bizim tartıştığımız buradaki hızlı dönüşümün önünü açma konusunda koyabileceğimiz katkılar. Deprem ve Afet Müdürlüğünden bahsedildi. O müdürlüklere biz de onay verdik. Bugün mağdur olan binlerce vatandaşımız var. Biz bu mağduriyetler giderilsin diye uğraşıyoruz. Biz oy kaygısıyla sınırlar çizmedik. Biz bu bakışla deprem tartışması yönetemeyiz. Ben 6306 sayılı kanunun avantajlarından ve bu avantajlardan faydalanabilmek için rezerv alanlarına ihtiyaç duyulacak dedim. Bu kentin depremzedeler var ve siz başkan olarak bu kişilerden sorumlusunuz. Bizim meclis üyeleri olarak sorumluluklarımız var. Biz diyoruz ki iyi niyeti kararları sınırlı bırakıyorsunuz ve vatandaş mağdur olacak diyoruz. 1 yıldır emsal artışını tartışıyoruz. Keşke Çiğli Tramvayına 400 milyon harcayacağınıza depremzedelere 400 milyonluk konut yapsaydık. Biz siyaset yapmıyoruz. Bu karar çelişkili bir karardır. Tüm İzmir’i kapsaması gerekir. Uzayan her süreç karışıklığa sebebiyet veriyor. Bu nedenle bir an önce çözülmeli. “

“İZMİR’DEKİ DEĞER ARTIŞININ SEBEBİ İZMİR’İN OLUMLU ALGISIDIR” 

Tüm tartışmaların ardından konuşan Başkan Soyer, Boztepe’nin konut fiyatlarındaki fiyatlara getirdiği eleştirilere yanıt verdi ve “Nüfus üzerinden bir projeksiyon yapıldığı anlatıldı kentsel dönüşümde. İBB’nin 25 binlik planları 2039’da 6ç6 milyon için öngörülmüş. İzmir’deki değer artışının sebebi İzmir’in olumlu algısıdır, imar alanlarının azlığı değil” dedi.
Soyer’in de konuşmasının ardından ilgili maddeler oylandı. Bornova ve Karşıyaka’daki emsal artışı kararları Cumhur İttifakı’nın ‘Kabul’ oylarına karşılık Millet İttifakı’nın ‘ret’ oylarıyla oy çokluğu ile reddedildi. 

SOYER’DEN O ZİYARETE SİTEM

Oturumu kapatmadan önce konuşan Başkan Soyer, geçtiğimiz hafta İzmir’deki oda temsilcileri ve AK Partili milletvekillerinin Ankara ziyaretine çağrılmamasına sitem etti ve “Geçen hafta odalarımızın başkanları ve AK Partinin milletvekilleri Ankara’ya çıkarma yaptılar. Basında böyle yer aldı. İzmir’in sorunlarını bakanlıklar nezdinde dile getirdiler. Bu güzler bir şey. Oraya İzmir Valimizi de götürmüşler. Gönül isterdi ki arkadaşlar lojistik alanını ve OSB’leri konuşuyoruz İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı neden yok demesini beklerdim. Ya da bakanlıklarda bu kentin belediye başkanı neden yok demesini beklerdim. Bu hoş olmadı” diye konuştu.

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

DİĞER HABERLER

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
POLİTİKA YEREL POLİTİKA GÜNCEL İZMİR EGE 3. SAYFA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ SPOR YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ DÜNYA KÜLTÜR - SANAT GENEL MAGAZİN SEÇİM
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2024 Ege Postası